---
title: "Rastlantı Her Şeyi Kurtarmaz: Belirsizliğe Pragmatik Bir Yaklaşım"
description: "İstanbul’un buharına karışmış, o kasvetli ama bir yandan da umut dolu sabah sisini delip geçiyorum bu noktada. Bir önceki yazılarda, \"ritim\" ya da \"gürültü\"…"
date: 2026-11-05T11:29:43Z
updated: 2026-11-05T11:29:43Z
author: "Deniz Akın"
site: "Lastik Sesleri ve Ucuz Kaçışlar"
language: "tr"
tags: ["bisiklet", "pragmatizm", "yolculuk", "belirsizlik"]
url: "https://roda-yla-gezgin.nasilalinir.com/rastlanti-her-seyi-kurtarmaz-belirsizlige-pragmatik-bir-yaklasim"
---

# Rastlantı Her Şeyi Kurtarmaz: Belirsizliğe Pragmatik Bir Yaklaşım

İstanbul’un buharına karışmış, o kasvetli ama bir yandan da umut dolu sabah sisini delip geçiyorum bu noktada. Bir önceki yazılarda, "ritim" ya da "gürültü" gibi kavramlarla dans etmiştik belirsizlik üzerinden. Sanki o rastgele seslerin, beklenmedik virajların, tam da aradığımız cevapları sakladığına inanıyorduk. Ama doğrusu şu: Yolculuk, bazen o mükemmel kaosu yönetmek değil, onunla *dans etmeyi bırakıp* sadece var olmayı öğrenmekle ilgili.

İnsan doğası gereği bir düzen arar. Bir şeyi çöktüğünde, ya da bir sorunla karşılaştığında, zihnimiz otomatik olarak onu bir nedensellik zincirine oturtmaya çalışır. "Bu neden oldu?", "Bunu önlemek için hangi değişkeni ayarlamalıydım?" Bu, mühendislik problemi olarak algılanır. Ve biz, bu sabit, çözülebilir denklem oyununa çok takılı kalıyoruz.

Benim için bisikletle yapılan bu kaçışlar, doğanın sunduğu en büyük laboratuvar. Ve sevgili okuyucularım, bu laboratuvarda bazen en büyük yanılgımız, her şeyin bir sebebi olması gerektiği yanılgısıdır.

## Her Sapmanın Bir Hikayesi Yoksa Ne Olur?

Geçen ay Karadeniz kıyılarında öyle bir durumla karşılaştım ki, öncesinde okuduğumuz tüm "nedensellik" üzerine yazılarımın tozunu aldığını hissettim. Bisikletin arka tekerleğini değiştirmek zorunda kaldım. Yağmur çiseleyen, nemin her yere nüfuz ettiği bir koşu. Parçalar ıslaktı, yağ vardı ve o anki düşüncem, en ufak bir aksaklığın bile bundan sonraki üç günlük rota planımı altüst edebileceği yönündeydi.

Normalde, ben bu aksaklığı, o ana kadar olan sürüş dinamikleriyle, hava basıncıyla, o günkü karbonhidrat alımımın ince ayarıyla bağlardım. Bir tür "optimal performans takibi" yapardım. Ama bu seferki durum farklıydı. Bu, sadece *oldurmuş* bir parçanın basitçe artık çalışmamasıydı. Ne mükemmel bir öncesi vardı, ne de çözülebilir bir denklem.

Bu tür anlarda, teorik olarak her şeyi mükemmel kontrol altında tutmaya çalışmak, sadece enerji tüketmekten başka bir işe yaramıyor. Oysa gerçekten ilerleme, o "mükemmel olmayan" anlarda, sistemi tamamen bırakıp en basit, en pragmatik müdahaleyi yapmaktır: **Tamir etmek ve devam etmek.**

## Pragmatizm: En Ucuz Motor

Belirsizliğin cazibesi, bize her şeyi kurtaracak bir "büyük resmi" bulma vaadinde bulunmasıdır. Sanki her kaosu bir sonraki büyük sürüşün başlangıcına bağlamak zorundaymışız gibi. Bu, ruhsal olarak çok yorucu bir yük.

Ama hayat ve bu iki tekerlekli kağıt parçası üzerindeki maceramız gösteriyor ki; bazen en akılcı, en ucuz kaçış, bilinmezlikle uğraşmak değil, ayaklarınızın altındaki zeminin şu anki halini kabul edip, onu ileriye taşıyacak en basit, en sağlam parçayı bulmaktır.

Kontrolü kaybetmek, her zaman bir felaket senaryosu anlamına gelmez. Bazen, kontrolü bırakmak, sistemi kendi kendine iyileşmeye bırakmak anlamına gelir. Ve bu, belki de en sürdürülebilir, en ucuz sürüş tekniğidir. Şimdi pedala basıyorum; yağmur geçti, yol kurumuş. Önümdeki mesafe, tamamen bugünün tepkimle belirlenecek. Bu basitlik, tüm teorik karmaşıklığa bedel.
